|
PEYGAMBERİMİZ (SAV)’İN TEBLİĞİ
Hz. Muhammed (sav), Allah'ın "Şu halde,
sen bundan dolayı davet et ve emrolunduğun gibi
doğru bir istikamet tuttur..." (Şura
Suresi, 15) ayetiyle de bildirdiği gibi
insanları uyarmakla görevlendirdiği son
peygamberidir.
Peygamberimiz (sav), tüm diğer elçiler gibi
insanları doğru yola, Allah'a iman etmeye,
ahiret için yaşamaya ve güzel ahlaka
çağırmıştır. Bu daveti sırasında kullandığı
yöntemler, konuları anlatış şekli, üslubu her
Müslümana örnek olmalı, her Müslüman insanları
dine davet ederken Peygamber Efendimiz (sav)
gibi konuşmalı ve davranmalıdır.
Kuran'da Peygamberimiz (sav)'e, kendisinin
insanları uyarmakla görevli olduğunu belirtmesi
şöyle emredilmiştir:
De ki: "Bu, benim yolumdur. Bir basiret
üzere Allah'a davet ederim; ben ve bana uyanlar
da. Ve Allah'ı tenzih ederim, ben müşriklerden
değilim." (Yusuf Suresi, 108)
Peygamber Efendimiz (sav) insanları uyarmak için
elinden geleni en fazlasıyla yapmış, mümkün olan
en fazla sayıda insanı uyarmak için çaba
göstermiştir. Bir ayette şöyle bildirilir:
De ki: "Şahidlik bakımından hangi şey
daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin
aranızda şahiddir. Sizi -ve kime ulaşırsa-
kendisiyle uyarmam için bana şu Kuran vahyedildi.
Gerçekten Allah'la beraber başka ilahların da
bulunduğuna siz mi şahidlik ediyorsunuz?" De ki:
"Ben şehadet etmem." De ki: O, ancak bir tek
olan ilahtır ve gerçekten ben, sizin şirk
koşmakta olduklarınızdan uzağım. (Enam
Suresi, 19)
Peygamberimiz (sav) Kuran'ı tebliğ ederken,
müşriklerin atalarından kendilerine miras kalan
sapkın dinlerini tamamen değiştirmiş ve bu
nedenle onların baskı ve karşı koymaları ile
karşılaşmıştır. Ancak o Allah'ın emrine uyarak,
onların baskı ve alaylarına hiçbir zaman aldırış
etmemiştir. Allah, Peygamberimiz (sav)'e
ayetlerde şöyle buyurmaktadır:

Öyleyse sen emrolunduğun şeyi açıkça
söyle ve müşriklere aldırış etme. Şüphesiz o
alay edenlere (karşı) biz sana yeteriz.
(Hicr Suresi, 94-95)
Günümüzde de Müslümanların, insanların
rızalarını gözetmeden, kim ne der diyerek
düşünmeden Kuran ahlakını insanlara
anlatmaları, Peygamberimiz (sav)'in
sünnetine uyarak "kınayanın kınamasından
korkmamaları" gerekir. Bu, Allah'ın razı
olacağı ve cenneti ile müjdelediği bir ahlak
ve takva alametidir. Peygamber Efendimiz
(sav), Müslümanlara bu sünnetine uymalarını
şöyle bildirmiştir:
"Benim tebliğ ettiklerimi, beni görenler
(şahid olanlar) görmeyenlere tebliğ etsin,
duyursun." (1)
Peygamberimiz (sav) insanlara Allah'ın
sonsuz güç sahibi olduğunu anlatmıştır
İnsanların Allah'ın gücünü gereği gibi
takdir edip, O'ndan korkup sakınarak güzel
ahlak göstermeleri için Peygamberimiz (sav)
insanlara Allah'ın gücünün ve yaratışındaki
ihtişamın delillerini anlatmış, onların
Allah'ı severek O'ndan korkup sakınmalarına
vesile olmuştur. Kuran'da Peygamberimiz
(sav)'e, Rabbimiz’in yaratışının delillerini
ve gücünü şu ayetlerle anlatması
bildirilmiştir:
De ki: "Gördünüz mü söyleyin; Allah,
kıyamet gününe kadar geceyi sizin üzerinizde
kesintisizce sürdürecek olsa, Allah'ın
dışında size aydınlık verecek ilah kimdir?
Yine de dinlemeyecek misiniz?" De ki:
"Gördünüz mü söyleyin, Allah kıyamet gününe
kadar gündüzü sizin üzerinizde kesintisizce
sürdürecek olsa Allah'ın dışında size içinde
dinleneceğiniz geceyi getirecek ilah kimdir?
Yine de görmeyecek misiniz? (Kasas
Suresi, 71-72)
Hz. Muhammed (sav), ahirete
inanmayanlara da Allah'ın dünyadaki
yaratılış delillerini anlatmış ve tüm
bunları yaratmaya kadir olan Allah'ın
elbette ahirette bunların benzerlerini
de yaratmaya güç yetirdiğini
açıklamıştır. Peygamberimiz (sav) bu
önemli gerçeği kavmine şöyle
bildirmiştir:
De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın
da, böylelikle yaratmaya nasıl
başladığına bir bakın, sonra Allah
ahiret yaratmasını (veya son yaratmayı)
da inşa edip yaratacaktır. Şüphesiz
Allah, her şeye güç yetirendir."
(Ankebut Suresi, 20)
Devamı >>>
|